Ara
  • Beyza Alımcı

Mindfulness nedir?

En son güncellendiği tarih: 18 Haz 2019

Mindfulness; Türkçe karşılığıyla “bilinçli farkındalık” olarak nitelendirilmektedir. Bilinçli farkındalık; hiçbir yargı olmadan; şu anda olanları fark etmek, kendini anda yaşananlara açmak, olanları gözlemlemek, tüm duygulara ve düşüncelere izin vermek, ve anda yaşanan deneyimleri yargısız kabul etmek demektir.

“Düşünce ve duyguları bastırmaz, onlarla birlikte koşmazsanız kendinizi ilginç bir yerde bulabilirsiniz. İnkarın ya da bahanenin olmadığı yer tam olarak burasıdır. Dışarı bakıp gökyüzünü görebileceğiniz yer burasıdır.”

Zihnimiz, yapısı gereği sürekli olarak dolaşmaya meyillidir. Kimi zaman geçmişte bir anda takılı kalmıştır, kimi zaman geleceğe yönelik düşünür, kimi zaman da şu anda yaşayamadığı birtakım olasılıkları hayal eder, durur. Bu nedenle de zihin çoğunlukla dikkatini kolay bir şekilde “an” a getiremez. Zihnin bu yapısı bizi otomatik bir pilota sokar ve otomatik pilot modundayken ezbere yaşar, duygularımızın, düşüncelerimizin, davranışlarımızın farkına varmadan hayata özensizce devam ederiz. Bu da anın farkına varamamaya sebep olur. Sonuç olarak; anda yaşadıklarımızı, deneyimlediklerimizi fark fark edemeyiz ve hayat kalitemiz de bundan önemli ölçüde etkilenir. Mindfulness becerisi otomatik pilottan çıkma becerisidir. Bu yüzden bu beceri geliştikçe ezbere davranışlar azalır, deneyimlediğimiz şeylerin ayırdına varmaya başlarız. Kısaca “an”ın farkında oluruz.


Mindfulness (bilinçli farkındalık) sadece anda yaşananları fark etme anlamına gelmez. Farkındalığın yanı sıra, yaşadığımız deneyimlere kendimizi açma, duygulara ve düşüncelere izin verme, yargısızca kabul etme de mindfulness becerileridir.




Mindfulness; hayatın akışına izin vermek, deneyimlediğimiz olumsuzlukların da hayatın bir parçası olduğunu, bu olumsuzlukların birtakım karşılanmayan ihtiyaçlarımızdan kaynaklanabileceğini ve deneyimlediğimiz her neyse ihtiyacımız olan onu kabul etmeyi ve dinlemeyi, yaşanan her şeyin gelip geçici olduğunu bu nedenle onlar uzaklaştırmak için özel bir çabaya girmemeyi, anda kalarak ve önceki deneyimlerin getirdiği önyargılardan arınmış yeni ve taze bir bakış açısıyla hayatın içinde var olmak gibi amaçlara sahiptir.


Mindfulness (bilinçli farkındalık), zihnimizin alışkın olmadığı bir deneyim olduğu için zihin buna alışmakta oldukça zorluk çekecektir; ancak beynin nöro-plastik yapısından dolayı beyin gelişime ve yeniliklere açık bir organdır. Dolayısıyla, zihnimizi farkındalığa, anda kalmaya alıştırmak imkânsız bir şey değildir. Deneyimle ve zamanla zihin bu duruma alışacaktır.


Mindfulness, sanılanın aksine sürekli olarak mutlu ve iyi olmayı destekleyen bir öğreti değildir. Hayat, her türlü deneyimi içinde barındırır. Hem kötü hem iyi deneyimler hayatın bir parçasıdır. Negatif bir durumla karşılaştığımızda istenmeyen hisler, duygular deneyimleriz. Ancak bu duygulardan kaçınmak ve hep mutlu olmanın yollarını aramak bu duyguyu sadece göz ardı etmektir. Negatif duyguyu hissettiğimiz bir gerçektir ve bunu inkâr edemeyiz. Çünkü insan beyni tehlikelerin var olduğu bir dünyada evrildi ve bu tehlikelerle başa çıkabilmek için negatif duyguların uyaranlarına ihtiyaç vardı. Beynimiz pozitif duygulardan beslendiği kadar negatif duygulardan da besleniyor ve optimal beyin fonksiyonu için biz iki boyuta da ihtiyaç duyuyoruz. Bu nedenledir ki mindfulness öğretilerinde kendini her duyguya açmaya ihtiyacımız var.


Kişi “şimdi ve burada” ya odaklanarak var olan hislerini fark etme ve daha sonrasında bu duyguları kabul etme yolunda bir adım atmış olur. Kötü hissettiğinizde veya bazı duygulardan kaçınmaya çalıştığınızda, durup o anda neler olduğuna bakmak an ’da olmanızı ve an’ı kabullenmenizi sağlayacaktır.



Kötü bir anınızda, bunalmış hissettiğinizde; geçmişle ilgili üzüldüğünüzde veya gelecekle ilgili kaygılar duymaya başladığınızda kendinize şu ana geri dönmeniz gerektiğini hatırlatın. Şu ana döndüğünüzde bedeninizde ve zihninizde olanların farkına vararak bilinçli bir farkındalık kazanacaksınız hem de zihninizin birden çok yerde olmasını engellemiş olacaksınız. Bunun için önerilen yollardan biri, bulunduğunuz anda durarak dikkatinizi bedeninize odaklamanız ve sadece “şimdi ve burada”yı düşünmeniz olacaktır. Unutmayın ki bu tip egzersizlerde amaç her şeyin düzelmesi veya anında kötü hislerin geçip yerine iyi hislerin gelmesi değildir. Amaç sizin şu ana olan farkındalığınızı kazandırmak, şu anı kabullenmek ve şu anda olanları kabullenip onlara çözüm yolu getirmektir. Kötü hissettiğinizi fark edin, sizi rahatsız eden duyguları kabul edin ve daha sonra bu duyguların sizde ne gibi ihtiyaçlar ortaya çıkardığını bulmaya çalışın.


Mindfulness, sadece kötü duyguları deneyimlemek, kabul etmek, acı çekmek de değildir. Mindfulness deneyimlere açık olma durumudur. O anda yaşadıklarınıza izin vermek, kendinizi yargısızca anın getirdiklerine hazırlamak demektir.


Kendinizi bulunduğunuz andan kaçmaya, kafa dağıtmaya meyilli hissettiğinizde;


“Bu duyguyu kabul edin; ona tam şefkatli ve hatta içten ilginizi sunun ve birkaç saniyeliğine bile olsa bu duygu ile ilgili yazdığınız hikâyeden vazgeçin. Bu size, o duygu ile doğrudan ve yorumsuz bir deneyim yaşama imkânı sunacaktır. Bunun iyi mi ya da kötü mü olduğu ile ilgili fikirlerle onu beslemeyin. Sadece bu his ile o anda olun ve araştırın: Bedeninizin neresinde? Uzun süre aynı mı kalıyor? Yer değiştiriyor ve değişiyor mu?”

#mindfulness #şimdiveburada #anıdeneyimlemek #yargısızkabul #kabul #bilinçlifarkındalık #andakalmak #deneyimlere #açık #olmak

28 görüntüleme

©2019 by Beyza Alımcı.