Ara
  • Beyza Alımcı

Şema Terapi Nedir?



Hepimizin doğduğumuz andan itibaren gereksinimi olan birtakım duygusal ihtiyaçlar var. Barınma, doyma, güvenlik vb. gereksinimler fiziksel ihtiyaçlarımız. Bunların yanı sıra hepimizin belirli temel duygusal ihtiyaçları da var. Bunlar;


  • Başkalarına güvenli bağlanmak

  • İhtiyaç ve duyguları ifade etme özgürlüğü

  • Oyun, kendiliğinden olabilme

  • Özerklik, otonom algısı

  • Gerçekçi sınırlar, öz denetimdir.


Bu duygusal ihtiyaçlardan bir veya birden fazlasının karşılanmaması veya aşırı karşılanması durumunda kişi hayata karşı şemalar olarak adlandırdığımız olumsuz düşünce kalıpları geliştirir. Örneğin güvenli bağlanma ihtiyacı giderilemeyen bir kişi ilerleyen yaşlarında kimseye güvenememe, diğerlerinin hareketlerini ve niyetlerini sorgulama gibi stratejiler geliştirebilir. Veya kendiliğindenlik ve oyun ihtiyacı giderilemeyen kişide kendini sürekli sınırlama, eğlenmekte sorun yaşama, gevşeyememe gibi sorunlar görülebilir.


Şema Terapi, kişilerin çocukluk dönemlerinde giderilemeyen ihtiyaçlarından dolayı ortaya çıkan patolojik problemleri anlamayı ve bunlara çözüm bulmayı amaçlar. Şema Terapi’nin odağında şemalar vardır. Şemalar, çocuklukta belirli deneyimlerle öğrenilen hayatı anlamlandırmamızı sağlayan düşünce kalıplarımız. Basit bir örnek verecek olursak, üçgen şeklinin ismini öğrendiğimiz andan itibaren bu şeklin zihnimizdeki şeması üçgen olacaktır. Bundan sonra üçgen şeklini her gördüğümüzde onun üçgen olduğunu biliriz. Şemalar, oluştukları andan itibaren bize hayatta yardımcı olurlar ancak oluştukları andaki halleriyle kalmayabilirler. Her yeni bir deneyimle güncellenir veya daha da güçlenirler. Örneğin üçgenleri öğrendikten sonra “tüm kenarları eşit olan üçgenin eşkenar üçgen olduğunu öğreniriz ve bununla birlikte üçgen şemamız güncellenir; eşkenar üçgeni diğerlerinden ayırabiliriz. Güncellemenin yanı sıra, üçgeni her gördüğümüzde onun üçgen olduğunu duymamız şemamızı giderek güçlendirecektir, çünkü deneyimlerimizle şemamıza her seferinde bir kez daha kanıt almış oluruz.


Nesnel ve sembolik olarak çeşitli şemalar öğrendiğimiz gibi; tecrübelerimizden öğrenilenler de zihnimize şema olarak yansır. Örneğin, köpekler tarafından ısırılan bir çocuk “Köpekler korkutucudur” şemasını geliştirebilir veya öğretmeni tarafından ilgi gören çocuk “Öğretmenler iyidir” şemasını geliştirebilir.


Kısacası şemalar yaşayarak öğrendiğimiz bilgiler sonucunda edindiğimiz düşünce kalıpları veya kurallardır.

Çocukluk döneminde öğrenilen düşünceler yetişkin yaşamda üzerimizde büyük önem taşır. Çocuklar; dünyaya, insanlara ve yaşama karşı önyargısız bir şekilde bakabilirken, yetişkinler büyüdükçe dünyaya karşı belirli yargılar edinir. Ve bu yargılar genellikle birtakım deneyimlere dayanır. Mesela her gün yürüdüğümüz yolda belirli bir noktada bir çukur varsa, birkaç kez oraya düşüp takıldıktan sonra oradaki çukuru öğrenir ve ona göre tedbirli davranırız. Veya çocukken ailemizin hoşlanmadığı bir hareketi yaptığımızda ebeveynlerimiz tarafından sert bir tepki aldıysak, onu yapmamamız anlatıldıysa o davranışın “yanlış” olduğunu öğreniriz. Yetişkin hayatına gelene kadar bu ve benzeri örnekler gibi bir sürü kurallar ve şemalar geliştiririz.


Deneyimsel öğrenme, insanlar için en etkili öğrenme şekillerinden biridir. Çünkü yaşadığı talihsiz olaylardan öğrenmediği sürece insan sürekli tehlike altında kalabilir. Beynimiz, bizi dışsal tehditlere karşı koruyabilme yönünde evrilmiştir ve bu nedenle negatif olaylara olan hassasiyeti ve bu olaylardan öğrenme eğilimi oldukça fazladır. Bu nedenle yaşadığımız olaylardan psikolojik kurallar ve şemalar geliştirmemiz de oldukça normaldir. Örneğin, çocukluğunda sosyal ortamlarda istenmediğini hisseden ve dışlanan bir çocuğun zihni sosyal ortamları tehlikeli olarak kaydeder ki, bireyi olası tehlikelere (korku, kaygı) karşı koruyabilsin. Bu nedenle bu kişide birtakım korkulardan dolayı sosyal izolasyon şeması görülmesi muhtemeldir.


Şemaların çeşitli durumlarda tetiklenmesiyle ortaya çıkan istenmeyen duyguları telafi etmek için birtakım uyum bozucu davranışlar geliştirdiğimizde aslında şemalarımızı kuvvetlendirmiş oluyoruz. Yani, bizler davranışlarımızı, edindiğimiz şemalara göre şekillendiriyoruz ve davranışlarımız da her seferinde şemalarımızı biraz daha güçlendiriyor. Örneğin; sosyal ortamlardan çekinen kişiyi düşünecek olursak, bu kişi sosyallikten çekindiği için katıldığı sosyal etkinliklerde çekingen davranarak istenmediği düşüncesini pekiştirilir ve dolayısıyla da şemasını biraz daha kuvvetlendirilir.


Şemalar çok güçlü ve değişime dirençlidir. Yıllarca tekrarlanarak kişinin bir parçası haline gelirler. Tekrarlarla pekişen şemalar hayat boyu alışılagelmiş davranış kalıpları ortaya çıkarır. Bu nedenle de onları değiştirmek oldukça zordur. Çünkü, sahip olduğumuz şemalar bir nevi bizi bugüne kadar getiren unsurlardır, zihin onları değiştirdiğinde tehdit altında hissedebilir, savunma mekanizmasını kaybediyor olmaktan dolayı korkarak direnebilir.


Ancak şemaların değişmesi imkânsız değildir. Geçmişte yaşanan incitici olaylar şimdiki zamanda sağlıklı bir ortamda ve sağlıklı deneyimlerle düzeltilebilir. Şema terapide amaçlanan da şemaların yerine uyumlu, sağlıklı olanlarını koymak; kişinin geçmişten gelen şemaları tetiklendiğinde ise onlarla nasıl başa çıkma becerilerini kişiye kazandırmak.


Şema terapi uygulama alanında üç aşamada incelenebilir.


1) Değerlendirme ve Eğitim Aşaması; Kişinin hayatında zorluklara yol açan uyumsuz şemalar tanımlanmaya çalışılır. Tanımlanma aşamasında klinik gözlemin yanı sıra, Young Şema Ölçeği başta olmak üzere birtakım şema ölçekler kullanılarak gerçekleştirilir.


2) Farkındalık Aşaması; Farkındalık ve ifade etme aşaması denilen aşamaya gelinir, burada ise danışan şemalarıyla iletişime geçerek onların tetiklendikleri anları, şemalar tetiklendiğinde nasıl hissettiğini, düşündüğünün farkına varır. Günlük hayatta şemalarının sebep olduğu zorlukların ayırdına varmak ikinci aşamanın en önemli noktalarındandır.


3) Değişim Aşaması; En son olarak da şema terapinin kullandığı bilişsel, davranışsal ve yaşantısal teknikler sayesinde bireyin uyumsuz şema ve alışkanlıkları yerine sağlıklılarının konulması, bireyin şemaları aktif olduğunda onları nasıl ele alabileceğini öğrenmesi amaçlanır.

Hangi durumlarda şema terapiye başvurmalıyım?

· Eğer duygularınızla ve davranışlarınızla başa çıkmakta uzun süredir zorlanıyorsanız,

· Denediğiniz terapilerden verim alamıyorsanız,

· Yaşadığınız zorlukların tanımı belirli değilse,

· Uzun süreli ilişki problemleri yaşıyorsanız,

· Katı düşüncelere ve davranış kalıplarına sahipseniz,

· Büyüklenme, ısrarcılık ve fedakârlık gibi özellikleriniz hayatınızda problemler oluşturuyorsa,


Şema Terapi eğitimi almış bir terapiste danışmanız faydalı olacaktır. #şematerapi #şematerapinedir #şemalar #erkendönemuyumsuzşemalar #duygusalihtiyaçlar

26 görüntüleme

©2019 by Beyza Alımcı.